SİYASET HESABINI YARGI ÜZERİNDEN GÖRMEMELİ
Tarih: 9.06.2018| Okunma Sayısı: 246

 

24 Haziran 2018’de yapılacak seçimler öncesi siyasilere seslenen Burdur Barosu Başkanı Ramazan Gedik, avukatların çözüm bekleyen sorunlarını sıraladı. Gedik, siyasilerin yargı üzerinden siyaset yapmasını da doğru bulmadığını belirtti.

24 Haziran 2018’de yapılacak Cumhurbaşkanlığı ve Milletvekilliği seçimleri öncesi, sivil toplum örgütlerinin liderleriyle görüşerek, seçmenin beklentilerini öğrenmeye devam ediyoruz. Ekonomideki gelişmeleri ve iş dünyasının taleplerini BUTSO Başkanı Yusuf Keyik’ten, tarım ve hayvancılıktaki beklentileri Köy-Koop Genel Başkanı Yakup Yıldız’dan aldıktan sonra, Türkiye’de dillerden düşmeyen hukuku, yargıyı ve avukatlık mesleğinin çözüm bekleyen sorunlarını Burdur Barosu Başkanı Ramazan Gedik’e sorduk... Cumhurbaşkanı Adaylarının birçok kesimden çeşitli vaatlerle oy isterken, avukatların hiçbir sorununu çözme niyetiyle açıklamalarda bulunmadıklarını hatırlatan Baro Başkanı Gedik, çözüm bekleyen birçok sorunu tek tek sıraladı. Siyasetin imkan verildiği zaman yargıyı kendi lehine kullanma gibi bir huyu olduğunu da ifade eden Gedik, bunun engellenmesi gerektiğini vurguladı.

Yargının sorunları avukatları da kapsıyor

Türkiye’de yaklaşık 110 Bin avukat olduğunu belirtip, adayların bütün seçim kitlelerine vaatlerde bulunurken, avukatlarla ilgili hiçbir vaatlerini duymadığını söyleyen Burdur Barosu Başkanı Ramazan Gedik, “110 Bin’e yaklaşan avukat sayımız var. Adaylar bütün seçmen kitlelerine bir vaatte bulunuyorlar ama avukatlarla ilgili bir vaatlerini daha duymadık. Tabi, adil, tarafsız ve bağımsız yargı söylemlerini çok önemsiyoruz. Bu bizim olmazsa olmazımız. Genelde yargının sorunları, avukatları da kapsıyor. Tarafsız ve bağımsız yargı avukatların da sorunu. Fakat özelde avukatların sorunları var, savunmanın önünde engeller var, bağımsız savunmanın serbestçe temsil edilememesi var, dosyadaki erişime engeller var. Bütün bunların kaldırılması gerekiyor. OHAL nedeniyle de hem yargı etkileniyor hem de yargının bileşeni olan avukatlık mesleği etkileniyor. Adil, bağımsız, tarafsız, doğru ve güvenilir yargı yapamazsak bunu ileri ki dönemlerde millet olarak biz öderiz. Gerek doğacak tazminatlarla öder gerekse AİHM’den gelecek kararlarla öder. Bu da hepimizin boynunda bir yük olarak kalır.” dedi.

Avukatlığa sınırsız bir giriş var

Avukatlığa ve avukatlık mesleğine sonsuz, sınırsız bir giriş olduğunu,  bunun kaliteyi düşürdüğü gibi meslekteki rekabetin zor koşullarda, haksız biçimde olmasına sebep oluşturduğunu savunan Gedik, “Gerek hukuk fakültesi sayılarının sınırlandırılması, kontenjanların daraltılması, staj öncesi veya sonrası sınav konulması gibi çözümler bulunmalı. Üniversite sınavına girişte 150 Bin’lik dilimin içerisinde olanların hukuk fakültesine girmesi söz konusu oluyor, bunun ilk aşamada 75 Binlere, sonrasında ise 50 Binlere düşürülmesi gerekiyor. Bu hem kaliteyi artıracaktır hem de sınırlama getirecektir. Belli bir kalitede olan hukuk fakülteleri kalacaktır.” diyerek, belirttiği konularda çözüm beklediklerini ifade etti.

Kamu avukatlarına 3600 yok

Cumhurbaşkanı adaylarının kamudaki bazı meslek gruplarına 3600 Ek gösterge vaatlerinde bulunduklarını, bunun içine devlet memurları arasında en çok mağdur edilen grup olduğunu savunduğu kamu avukatlarının alınmadığını hatırlatan Ramazan Gedik, “Kamu avukatlarının sorunları var. Siyasiler 3600 Ek Göstergeden bahsediyor ama kamu avukatlarıyla ilgili bir çalışma ve çaba yok. Kamu avukatları, devlet memurları içerisinde ekonomik olarak mağdur edilen kesimdir. Bunların da düzeltilmesi gerekiyor. Genç avukatların, sigorta ve vergi gibi ödemelerinde avantaj sağlanması gerekiyor. Bunların hep siyaset gündemine gelmesi gerekir. Avukatlık mesleğinin sorunlarında bir hukuki boyut var bir de ekonomik boyut var. Ekonomik boyutlar desteklenmeden bağımsız ve serbest avukatlık hak ettiği ölçüde yapılamaz.” dedi.

Baro Başkanı Gedik, Yüksek Mahkemeler, İstinaf Mahkemeleri, YSK, HSK, Anayasa Mahkemesi gibi hukuku ilgilendiren, yargıyı ilgilendiren alanlarda avukat kökenli temsilcilerin daha çok bulunması gerektiğine yönelik görüşlerini açıklayıp, serbest avukatlık yapmış kişilerin objektif kriterlere göre karar vermede yargımcı olacağını söyledi.

Silahların eşitliğine önem veriyoruz

Açıklamasında, “Yargı etiği ilkelerine göre hakimin bağımsız, tarafsız, ehliyet sahibi ve herkese eşit mesafede olması gerekir. Aynı nitelikte ve kalitede yetkin ve etkili hukukçular yetiştirmek zorundayız. Bu bizim devlet olarak sorumluluğumuzdur. Siyasette, Türkiye’yi yönetmek isteyenlerin de buna çaba göstermesi gerekiyor.” diyen Gedik, “Yargı, FETÖ’den temizlenme çabası içerisinde. Büyük ölçüde de temizlik yapıldı. Bu temizlik hemen adil yargıyı getirmiyor. FETÖ dönemindeki yargılamalar kötü niyetliydi. Şimdi de kötü niyetli olmaksızın FETÖ döneminden kalan alışkanlıklar sürebiliyor. Bunlar adil yargıya zarar veriyor. Bu alışkanlıklardan hızlıca arınmak gerek. Biraz daha açacak olursak, FETÖ’ye yönelik, ‘Talimatla yargılama yapıyorlar, evrensel hukuk ilkelerine dikkat etmiyorlar, ceza hukukunun temel kavramlarını önemsemiyorlar.’ diye eleştirilerimiz vardı. Bunları nadir de olsa hala görüyoruz. Bir insan suçluysa cezasını çeksin ama adil yargılansın. Savunmaya önem verilsin, deliller şeffaf toplansın. Silahların eşitliği dediğimiz, iddia ve savunma dengesi sağlansın, herkes hak ettiği cezayı alsın. Bunda problem yok. Silahların eşitliğinde yargı iddiadan yana bir anlayış içerisinde. İddiaya tanınan haklar savunmaya tanınmıyor. Silahlar eşit olmadığı zaman eşit bir yargılama süreci olmadığı için kararlar da adil olmayabiliyor.” sözleriyle, düşüncelerini paylaştı.

Siyaset yargıyı kullanmamalı

Siyasetin yargıyı kullanmaması gerektiğini vurgulayarak, “Siyaset yargıyı kullanmamalı. Siyaset hesabını yargı üzerinden görmemeli. Yargı, herkese eşit mesafede ve herkese adil yaklaşmalı. Herkes için bu geçerlidir. Siyasetin, yargı kurumunu imkan verildiği takdirde kendi lehine değerlendirme/kullanma gibi bir huyu var. Buna engel olmak için objektif kriterler sağlanmalı. Ne siyaset yargıya müdahale edebilmeli ne de yargı kendine göre siyaseti dizayn edebilmeli. Yasama, yürütme ve yargı birbiriyle rekabet içerisinde değil, birbirinden bağımsız birbirini denetler şekilde çalışmalı. Hukukun siyaseti denetlemesi doğru birşeydir. Bu yargının sınırsızca siyasetin elini kolunu bağlaması değildir. Bu bir denge meselesidir, herkes birbirinin sınırına saygı göstermelidir.” diyen Burdur Barosu Başkanı Ramazan Gedik, “24 Haziran’da yapılacak seçimlerde hangi aday seçilirse seçilsin hem avukatların mesleki sorunlarını hem de yargı alanındaki problemleri ortadan kaldırılması adına çözüm üretmesini bekliyoruz.” dedi.

Bahtiyar Turan

 

Burdur Gazetesi

19.09.2018
AV. RAMAZAN GEDİK
BARO BAŞKANI

BARO LEVHASI


© Web sitesi hizmeti Türkiye Barolar Birliği tarafından verilmektedir.